Edebiyat Nedir?

Edebiyat, kişinin duygu ve düşüncelerini, kendine özgü bir dil kullanarak, estetik kurallar çerçevesinde, yazılı veya sözlü olarak dile getirmesidir.

Edebiyat, “yazın sanatı” anlamına gelen bir kelimedir. Bu terim genellikle şiir, roman, hikaye, tiyatro gibi yazılı eserleri ve bunları kaleme alan yazarları kapsar. Edebiyat, insanların düşüncelerini, duygularını ve hayat deneyimlerini kelimelere dökme şeklidir. Edebiyat, insanların kültürlerini, inançlarını ve değerlerini yansıtır ve insanların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlar.

Edebiyatın Konusu

Edebiyatın konusu genellikle insanların düşünceleri, duyguları ve deneyimleridir. Edebiyat, insan duygu ve düşüncelerinin yaratıcı bir şekilde ifadesini amaçlar. Bu nedenle, edebiyatın konusu çok geniş ve çeşitlidir ve herhangi bir konuya odaklanabilir. Edebiyat, aşkı, dostluğu, savaşı, ölümü, mutluluğu ve acıyı anlatabilir. Ayrıca, edebiyat toplumun yapısını, değerlerini ve problemlerini de ele alabilir.

Edebiyatın Yöntemi

Edebiyat, yazılı veya sözlü eserler yaratılarak insan düşüncelerini, duygularını ve deneyimlerini ifade etme sanatıdır. Edebiyatın yöntemi, yazılı veya sözlü eserler yaratırken kullanılan tekniklerdir. Bu teknikler arasında şunlar sayılabilir:

Dil kullanımı: Edebiyat, orijinal bir dil kullanımını gerektirir. Bu, kelime seçimini, anlatım şeklini ve kelime yapısını içerir.

Karakter yaratımı: Edebiyat, gerçekçi veya kurgusal karakterler yaratmayı gerektirir.

Olay Kurgusu: Edebiyat, bir hikâye anlatımını gerektirir. Bu, hikâyenin nasıl başladığını, geliştiğini ve sonuçlandığını belirtir.

Anlatım biçimi: Edebiyat, anlatım biçimini de içerir. Bu, hikâyenin nasıl anlatıldığını yani hikâyenin açıklandığı şekli veya hikâye anlatıcısının nasıl olduğunu belirtir.

Öğeler: Edebiyat, dil, karakter, öykü anlatımı ve anlatım biçimi gibi öğeleri bir arada kullanarak yaratıcı eserler oluşturur.

Bu tekniklerin hepsi edebiyatın yöntemlerinden bir parçadır ve yazarlar, bu teknikleri kullanarak yaratıcı eserler yaratır.

Edebiyat Kelimesi Nereden Gelir?

Edebiyat kelimesi, Arapça “adabiyyāt” kelimesinden gelir. Kelime “adb” kökünden gelir ve sözlükteki anlamı şöyledir: – görgü, terbiye, konuk ağırlama adabı, – yaşam tarzına ilişkin hikâye ve gözlemlerden oluşan anlamlarına gelen “adab” kelimesinin çoğul halidir.

Edebiyat kelimesi Fransızca “littérature” sözcüğünün Türkçesi olarak düşünülmüş ve kullanılmıştır. Fransızca kelime Latince harf anlamına gelen “littera” sözcüğünden türetilmiş “litteratura” kelimesine dayanır.

Türk edebiyatında “edebiyat” kavramı Tanzimat’tan sonra kullanılmaya başlanmıştır. İlk defa Şinasi bir yazısında “lenn-i edeb” terimini kullanır. Daha önceleri “şiir ve inşa (nesir)” olarak ifade edilirken Şinasi, “iyi ahlak öğretme amacında ortaya konulan ürünler” diye edebiyatı tanımlar. Ve bu şekilde edeb öğretenlere de “edib” adı verilir. Edebiyat kelimesi, edebiyat dünyamızın üstad-ı ekremi olarak bilinen Recaizade Mahmut Ekrem’in bir eserine “Talim-i Edebiyat” adını koymasıyla birlikte yaygınlaşır.

Edeb kelimesinden türetilen edebiyat terimini ilk defa kimin kullandığı bilinmemektedir. Edeb öğreten kişi olan edip isminin ise Edip Ahmed’e erken dönem Türk edebiyatında verilmiş olması, öncesinde de bu kelimenin kullanılabileceğine bir delildir.

Yazarların Edebiyat Tanımları

Edebiyat, toplum değerlerini oluşturan, yöneten ve insanlara doğruları öğreten bir bilim dalıdır. Bu nedenden dolayı birçok ünlü düşünür ve yazar edebiyata büyük önem vermektedir. Örnek olarak bazı kişilerin edebiyat hakkındaki düşünceleri şu şekildedir:

Edebiyat insanın tutkusu, anlatılamayanı anlatmak, sözcüklere daha önce verilmemiş anlamlar yükleyerek konuşmaktır. Aldous Huxley

Şüphesiz ki bütün edebiyatlar, nesillerin ifadesidir. Ahmet Hamdi Tanpınar

İnsan topluluklarının gelişmesi, her şeyden önce dil ve edebiyatlarının ilerlemesine bağlıdır. Namık Kemal

Bir ülkede edebiyat ve sanattan çok siyaset konuşuluyorsa, o ülke üçüncü sınıf bir ülkedir. Friedrich Nietzsche

Yaşamı güzelleştiren, insanı hayata bağlayan, öz duygularla zenginleştiren edebiyattır. Suut Kemal Yetkin