Nedir Bu Feleğin Şairlerden Çektiği!

           Bu yazıyı kaleme almadan önce birkaç değişik başlık attım ve karaladım. Çarpıcı bir başlık olmasını istedim ve “Nedir Bu Feleğin şairlerinden Çektiği!!!” başlığını seçtim. Bu başlığı seçmemin sebebi; hani denir ya ağzı olsa da konuşsa… derdi diye. Aynen feleğin de ağzı olsa şairlere çok şey söyleyeceğine inanmamdan. Çünkü şairler her bir kötü durumda topu feleğe atmışlardır. Kötülüğün… Devamı »

Âşıklık Geleneğinde Mahlas Alma

   Türk edebiyatı süreç içerisinde dallanıp budaklanırken, edebiyat dallarının –dîvan ve âşık edebiyatı- ortak noktası olarak mahlas alma özelliği karşımıza çıkmaktadır.   Mahlas alma, yukarıda belirttiğim edebiyat dallarının şairlerince benimsenen, eserlerinde kendi adları yerine kullandığı takma adlardır. Âşıklık geleneğinde bu mahlas kullanma, bir kural olarak karşımıza çıkmaktadır.    Halâs kökünden gelen mahlas kelimesi sözlükte “kurtulacak yer” anlamını içermektedir.… Devamı »

Divan Şiirinde Aşkçık

   Söze başlamadan evvel bu yazıya neden Divan Şiirinde Aşk değil de Divan Şiirinde Aşkçık başlığını koyduğumdan bahsetmek isterim. Aşağıda da belirteceğim gibi Divan edebiyatında en önemli konu aşktır. Bu sebeple yüzyıllar boyunca hakkında şiirler söylenmiş, hikâyeler yazılmış bir konu hakkında söz etmeye başlansa cild cild kitaplar dolacağından eminim. Burada sadece günümüzle kıyaslama yapılarak az da olsa Divan… Devamı »

Günümüzde Âşıklık Geleneği

   Âşıklık geleneği, kökü eskilere dayanan bir gelenektir. Eski Türklerde, halk şairlerin izlerini birtakım törenlerde görmekteyiz. Askeri nitelikte şölenlerde, devletin ileri gelenlerinin katıldığı avlar için düzenlenen törenlerde(sığır) ve ölü gömme törenlerinde(yuğ) törenlerin idarecisi olarak Baksılar bulunurdu.[1] İlk Türk edebiyatı olarak incelediğimiz sözlü kaynaklara dayanan edebiyatımızda Kam, Baksı ismini verdiğimiz sanatçılar âşıklık geleneğinin temelini oluştururlar. Bu kimseler ellerinde çaldıkları… Devamı »

Bir Beyit Bir Hikaye II

Hikayesini anlatacağım beyit aşağıdadır: “Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu? Ezelden gam turâbıyla yoğrulmuş bir bedendir bu.” Hikâyemiz ise şöyle gerçekleşmiştir; Osmanlı Devleti’nin ünlü padişahlarından Yavuz Sultan Selim Han’ Hikmet adında edebiyat ehli bir dostu varmış. Yavuz Sultan Selim Şair Hikmeti çok sever sık sık dönemin en önemli edebiyat dalı olan şiir üzerine sohbetler edermiş. Yavuz… Devamı »

Bir Beyit Bir Hikaye I

Sihr ü efsûn ile dolmuşdur derûnun ey kalem Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana “Ey kalem için sihr ve büyü ile dolmuş; demekki senin için –kalemin ortasındaki siyah yer- Harut’un saçından oluşmuş.” Beyit, Divan edebiyatımızın 18 yy. şairlerinden Nedim tarafından kaleme alınmıştır. Sitemizin Divan edebiyatı bölümünde tümü yer alan şiirin her beyitinde şair, övdüğü veya yerdiği… Devamı »