Günümüzde Âşıklık Geleneği

   Âşıklık geleneği, kökü eskilere dayanan bir gelenektir. Eski Türklerde, halk şairlerin izlerini birtakım törenlerde görmekteyiz. Askeri nitelikte şölenlerde, devletin ileri gelenlerinin katıldığı avlar için düzenlenen törenlerde(sığır) ve ölü gömme törenlerinde(yuğ) törenlerin idarecisi olarak Baksılar bulunurdu.[1] İlk Türk edebiyatı olarak incelediğimiz sözlü kaynaklara dayanan edebiyatımızda Kam, Baksı ismini verdiğimiz sanatçılar âşıklık geleneğinin temelini oluştururlar. Bu kimseler ellerinde çaldıkları… Devamı »

Bir Beyit Bir Hikaye II

Hikayesini anlatacağım beyit aşağıdadır: “Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu? Ezelden gam turâbıyla yoğrulmuş bir bedendir bu.” Hikâyemiz ise şöyle gerçekleşmiştir; Osmanlı Devleti’nin ünlü padişahlarından Yavuz Sultan Selim Han’ Hikmet adında edebiyat ehli bir dostu varmış. Yavuz Sultan Selim Şair Hikmeti çok sever sık sık dönemin en önemli edebiyat dalı olan şiir üzerine sohbetler edermiş. Yavuz… Devamı »

Bir Beyit Bir Hikaye I

Sihr ü efsûn ile dolmuşdur derûnun ey kalem Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana “Ey kalem için sihr ve büyü ile dolmuş; demekki senin için –kalemin ortasındaki siyah yer- Harut’un saçından oluşmuş.” Beyit, Divan edebiyatımızın 18 yy. şairlerinden Nedim tarafından kaleme alınmıştır. Sitemizin Divan edebiyatı bölümünde tümü yer alan şiirin her beyitinde şair, övdüğü veya yerdiği… Devamı »